TERKOZ METROPOLİTLİĞİNDE EKÜMENİK DUA HAFTASI

TARABYA METROPOLİTİ SAYIN APOSTOLOS’UN EKÜMENİK DUA HAFTASINDAKİ KONUŞMASI

 

 

 

Ama siz ‘seçilmiş kuşaksınız, soylu rahiplik, kutsal ulus, gözbebeği sayılan halk…’ Tanrı sizleri karanlıktan şaşırtıcı ışığına çıkarmış bulunuyor. Öyle ki, O’nun erdemli işlerini ilan ediniz. Bir zamanlar ‘Halk’ değildiniz, ama şimdi ‘Tanrı’nın Halkı’sınız; bir zamanlar ‘acınılmayanlar’dınız, şimdi ise ‘acınılanlar’sınız. (A Petros 2, 9-10)

 

 

Trajik şekilde parçalanmış, acılı, adaletsizliğin ve eşitsizliğin ezdiği, savaşlardan, terörden bitap düşmüş ve fakat her şeye rağmen sükûnet, fırsat ve hak eşitliği, adalet ve barış arayışından vazgeçmeyen günümüz dünyasında Hristiyanların birliği için dua haftası çerçevesinde, tüm kıtalardaki Hristiyanlar “Tanrı’nın büyüklüğünü” haykırmağa davet edilmekteyiz.

 

Bu seneki kutsal misyonerlik gayretimizde, tüm Hristiyanlara kılavuz ve kaynak olarak; bizleri göz alıcı ışığına davet eden (A Petros 2, 9), bizleri karanlıktan ve ölümün gölgelerinden çıkaran (Mezmur 106, 14), bizleri özgür kılan (Gal. 5, 1) ve her zaman bizlerle beraber olacağına (Matta 28, 20) ve böylelikle kimsenin bize karşı koyamayacağına (Romalılar 8, 31) dair teminat veren O’nun erdemlerini, yegâne gerçek cevap ve kurtuluş olarak haykırmağa davet eden, Havari Petros’un sözleri seçilmiştir.

 

Şehrimizin Kilise ve kilise cemaatlerinin saygıdeğer temsilcileri,

Hristiyan kardeşlerimiz,

 

Hristiyanların birliği için dua haftasını hep birlikte kutlamak üzere hazır bulunduğumuz Ekümenik Patrikhane’nin Tarabya Metropolitliği’nin Aziz Yeorgios Kilisesi’nde sizleri ağırlamaktan büyük mutluluk ve onur duymaktayız.

 

Tüm kiliselere ve dogmalara bağlı Hristiyanların bugün, bölünmüş, ama Kilise’nin birliğini hararetle arzulayanlar olarak, dünyanın tüm enlem ve boylamlarında bu amaçla bir araya gelmeleri ve birliktelikleri için, evrenin ve dünyanın birliği, düzeni ve barışı için dua etmeleri duygulandırıcıdır.

Bu hafta artık tüm dünyada yerleşmiştir. Bu senenin kutsal metinlerinin ve dualarının hazırlanması görevi ise Dünya Kiliseler Birliği’nin İnanç ve Düzen Kurulu ile Roma’daki Hristiyan Birliği için kurulmuş Pontifik Kurulu tarafından ortaklaşa gerçekleştirilmiştir. Her sene bir ülke veya bölgesel kilise ve kilise cemaatleri kutsal metinleri seçmekte ve duaları hazırlayarak sunmaktadır.

 

Bu sene Letonya Kilisesi bunları hazırlayarak bizlere yardımcı olmuşlardır. Bizler için Letonya ile bu manevi bağın özel bir önemi vardır, çünkü Baltık’ın bu uzak ülkesinde “Tanrının Yüceliğini” bizler için bedenlenen, eziyet gören, çarmıha gerilen, mezara gömülen ve göklere yükselen Efendimiz ve Kurtarıcımızın müjdesini ilk yayan Hristiyanlar, Şehrimizden, Vizas’ın şehrinden olmuştur.

 

Sevgili Kardeşlerim,

 

Bugün hepimiz Kiliselerin birliğine giden yolda hep birlikte ilerlemekteyiz. Bu yol uzun ve zorlu görünmekte, ancak karşılaştığımız zorluklar ve engellerin çokluğu bizleri yıldırmak bir yana, bu kutsal amaç uğruna kutsanmış yolumuzda ilerlemeğe bizleri daha fazla teşvik etmektedirler.

 

Dikkatlerimizi bizlerin bölünmesiyle sonuçlanan geçmişin trajik tarihine çevirirsek; bugün birlikte kat ettiğimiz yolun kısalığına, elde ettiğimiz başarının sınırlılığına rağmen dünyadaki sayısız tehdit ve problem karşısında ortak hareket etmemizin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkar.

 

Ekümenik Patriklik olarak; Ortodoks Kilise ile Romen Katolik Kilisesi arasında koskoca 10 yüzyıl devam eden kopukluğa son veren ve sevgi ile gerçeklerin oluşması için teolojik diyalogun başlaması imkânını sunan, karşılıklı aforozun kaldırılmasının ellinci yılını kutlamayı nasip ettiği için Yüce Tanrı’ya minnettarız.

 

Bu tarihi olayın meyvesi, iki Kilise arasında bugün süregelen karşılıklı sevgi ve iki kilise önderi, Papa Francis ile Patrik Bartholomeos arasındaki takdir, güven ve dostluktur. İki kilise önderinin birbiri ardına sükûn, dostluk ve barış ruhuyla gerçekleştirdikleri buluşmalar, “bizleri harikulade ışığına davet edenin erdemlerini” günümüz dünyasının her köşesine müjdelemektedir. Her iki kilise önderinin ortak inisiyatifleriyle başlatılan girişimler; ister dünya barışının tesisi amacıyla, Filistin sorununun çözümü için Roma’da gerçekleşen toplantılar gibi ya da Tanrı’nın eseri doğayı korumak amacıyla İstanbul Patriği’nin başlattığı ve Papa’nın destekleyerek övdüğü çalışmalar örneğindeki gibi eylemleri tüm dünyaca takdir edilmekte ve ses getirmektedir. Eş zamanlı olarak, seçkin ve değerli din adamlarının, teologların ve profesörlerin katılımlarıyla teolojik diyalog, hakikatin diyaloğu da devam etmektedir. Burada vurgulanması gereken, hakikatın diyaloğuna, iki kilise önderinin sembolize ettiği, sevginin diyaloğu beslemekte, teçhiz etmekte ve ilham vermektedir.

 

Aynı şekilde, Yüce Tanrı’ya diğer kilise ve dogmalar ile olan ilişkilerimizdeki ilerleme için de müteşekkiriz. İstanbul Patriği birkaç gün önce Anglikan Kilisesi başepiskoposu’nu ziyaret etti. İki taraflı teolojik diyalog devam etmekte. Ekümenik Patrikliğin temsilcileri, Dünya Kiliseler Birliği’nin ve Avrupa Kiliseler Birliği’nin çalışma ve programlarına eksiksiz olarak katılmakta ve öncülük etmektedirler. Ekümenik Patrikhane olarak Hristiyanların birliği için daima çalışmakta ve dua etmekteyiz.

 

Bilhassa da Yüce Tanrı’ya, burada, şehrimizde yaşattığımız ve sadece Hristiyanların Birliği İçin Dua Haftasıyla sınırlı olmayan, gıpta edilecek ilişkimizden dolayı müteşekkiriz. Buluşmakta, görüşmekte, birlikte çalışmakta, bayramlarda birbirimizi ziyaret etmekteyiz. Katolik teolojisinin terminolojisiyle “mükemmel olmasa da” aramızda sıkı bir ilişki yaşamaktayız. Özellikle de İstanbul’daki bizlerin, ortak şahitliğe olan arzumuzun somut ifadesi olarak, hepimizin katkısıyla Hristiyanlığın temel ilkelerinin, gerçeklerinin ve öğretilerinin anlatıldığı bir kitabı Türkçede yayınladık. Bildiğim kadarıyla, bu çok nadir bir örnek ve başarıdır. “Tanrı’nın Yüceliğini” tek bir ağızdan ve yürekten anlatan, vaaz eden diğer taraftan ise farklılıkları ve bölünmeleri de sevgi ve anlayışla açıklayan eser sayısı çok değildir.

 

Şehrimizin Kilise ve kilise cemaatlerinin sevgili saygıdeğer temsilcileri,

Hristiyan kardeşlerimiz,

 

Havari Petros’un sözünü ettiği “Karanlık” şüphesiz bilinmezliği, bölünmeyi, hoşgörüsüzlüğü ve günahı sembolize eder. Buna karşın “ışık”, İncil’in sevinç dolu huzur, barış ve kurtuluş müjdesini temsil eder. Bu huzuru ve İsa Mesih’te kurtuluşu hep birlikte yaşamaya, vaaz etmeğe ve de aynı zamanda farklılıklarımızı ve bölünmüşlüğümüzü aşmaya davet edilmekteyiz.

 

Havari Petros, “mükemmel ışığına davet edenin erdemlerinden” bizlere boşuna bahsetmiyor. Çünkü, bizleri yaşanan sevgiye ve fedakârlığa, yaşanan şahitliğe ve gerektiğinde gerçek şahadete davet ediyor.

 

Tüm insanlık dayanışma, eşitlik, insan hakları, adalet ve barış konusunda hemfikirdir. Ancak bizlerden beklenen, “ışığın kız ve erkek evlatları” (Sel. A 5, 5) olarak sadece hemfikir olmakla yetinmeyip; selamet ve birlik yolunda ilerleyen ışığın çocukları olarak, bunları vaaz etmek ve en önemlisi bu değerleri bizzat yaşamaktır. (Ef. 5, 8)

 

Bu birkaç düşünceyle sizlere tekrar hoş geldiniz diyor ve bu manevi toplantımıza katıldığınız için teşekkür ediyorum.

 

Herkese kutsanmış, barışçıl, üretken ve bereketli bir yıl diliyorum.

 

 

Be the first to comment

Leave a comment

Your email address will not be published.


*